Bölüm 13: Aile

 

Iray

 

Sevgilim,

Mira’nın yeryüzündeki yoğunluğu bizimle geçireceği zamanı ciddi ölçekte azaltıyor. Neyse ki bu durum eğitimini engellemiyor ve tabii bize alışmasında da sorun yaratmıyor. Astral bir deneyim edinmesi ve uykusunda dahi zihnen aktif olması onun için yeni bir deneyim olsa da ciddi bir sorun yaşamıyor. Düşündüğüm gibi güçlü, inatçı ve cesur. Henüz bunların farkında olmasa da… Birçok şeyin farkında olmasa da planlar olması gerektiği gibi ilerliyor.

Erel konusundaysa Göksel oldukça tedirgin. En başından temkinli davranması Erel’i de temkinli olmaya zorluyor. Birbirlerine karşı tetikteler. Gözleri her kesiştiğinde ikisinden birinin öne atlayıp birbirini yumruklayacağından korkuyorum ancak kendilerini tutma konusunda beklediğimden daha başarılılar. Bir üstünlük çabasında olduklarından değil; yalnızca birbirlerinin sınırlarını tartıp duruyorlar. Ayrıca Göksel Erel’in hizaya gelmeyen biri olduğu endişesini taşıyor ki yanılıyor da sayılmaz. Onun ne yapacağı, kendince nasıl kararlar alacağı ve bizim onun adına aldığımız kararlara sadık kalıp kalmayacağı büyük bir bilinmez.

Sevgilim… Bu yaşamındaki Erel, çok ama çok büyük sürprizlerle dolu.

Oyuncu tavırlarını tamamen rafa kaldırmış ve yalnızca meydanda çarpışmayı bekleyen askerin tekine dönüşmüş. İlginç olansa hiçbirimizle omuz omuza değil. Aklında tek bir kişi var. Tahmin edebileceğin gibi, bu yaşamında da gözü ondan başkasını görmüyor. Belki de görmek istemiyor.

Göksel bu kadar tedirginken, Ayana kara kara Erel için ne yapacağını düşünürken ve Udar da her an ‘indir’ emrini almaya hazırken ateş kızılı bir yakuta bürünmüş Erel koridorlarımızda geziniyor. Elindeki deftere -Öyke’den aldığını düşündüğüm- çilek başlı bir kalemle notlar alıyor. Hakkımızdaki görüşlerini, gözlemlerini ve belki de fark etmekten kaçınamadığı bilgileri… Ancak erişmek istediği kişiye rastlaması onun için mümkün değil. En azından şu anda bu söz konusu değil.

Tekrardan karşı karşıya geldiklerinde Erel sabırlı mı davranacak yoksa niyetini açıkça ortaya mı koyacak bilmiyorum. Bildiğim tek şey Göklerde birbirimize verdiğimiz sözler. Bu yüzden Mira’nın yaptığı hataları tekrarlamayacağına inanmak istiyorum. Ne de olsa o, çekeceği her türlü acıyı kucaklayıp katbekat fazlasını ödemeye hazır olduğuna yemin eden bir ruh… Ne yapması gerektiğini er ya da geç anlar diye düşünüyorum. Fakat olur da anlamamak için inat ederse ve oyunu kurallarına -yeminlerimize- göre oynamak istemezse bunları hatırlatmak gibi bir riski almaya hazır olmak zorundayım. Mira da Erel de, uğruna beden aldığımız bu yoldan çıkmaya kalkarsa onları o yola tekrar sokacağım. Başına buyruk davranırlarsa ben de onlar gibi keçinin tekine dönüşeceğim. Birlikte geçirdiğimiz onca hayatı, hangi koşullarda birbirimizin gelişimini desteklediğimizi ve geldiğimiz bu noktayı oldukça net hatırladığım için… Gerçekliğim Gökler tarafından şekillendirildiği için onlara oldukları kişiyi hatırlatmak boynumun borcu. Bu yolda çirkinleşmemi isterlerse de isteklerini büyük bir keyifle yerine getiririm. Buna şüphen olmasın.

Onlar için yapmam gereken ne ise yapacağım.

Ailem olduğu için. Ailemiz oldukları için.

…

Ailemiz demişken…

Seni özlememek elimde değil. Zaman zaman -tüm gerçekliğin farkında da olsam- Dünya’ya sensiz inerek büyük bir risk aldığımı düşünmekten kendimi alamıyorum. Senden ayrı kalmayı kabul ederken deli cesareti göstermiş olmalıyım Sevgilim.

Benim tatlı ölüm kokan çiçeğim.

Keşke tam da şu anda yanımda olsan; saçlarımı arkaya tararken hafifçe şakaklarıma masaj yapsan, dudaklarını yanağıma bastırsan ve kulağıma her şeyin iyiye gideceğini fısıldasan… Nezaket dolu dokunuşlarına hiç olmadığı kadar ihtiyacım var.

Bu yüzden içine atladığım bu satranç turnuvasında galip gelir gelmez kucakla beni.

 

 

 

**

Kitabımla ilgili görüşlerinizi aşağıda yer alan yorum alanına bırakabilir ya da Instagram üzerinden bana kolaylıkla ulaşabilirsiniz 💛

0 0 Oylar
Bu içeriğe puan verin
Abone Olun
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments