Merhaba, ben Sena Özen!
Daha minnoş bir çocukken bile okuduğum kitapların hoşuma gitmeyen finallerini kafamda yeniden tamamlar, keyfime keyif katardım.
Sonra bir gün aniden, “Bir dakika ya! Neden bunlarla bir kurgu oluşturmuyorum ben?” diyerek o belalı yolun ilk adımını atmış bulundum (ki bu adımı atarken sadece 13 yaşındaydım).
Kurguladığım -her saçma sapan- kurgu için ciddiyetle hareket ettim. Gerçekten her bir kelimemi değer vererek yazdım (öhöm, yani saçmaladım). Sonra yaş 14 oldu, 15 oldu, 16 oldu yazmaya devam ettim. 20 oldu, 21 oldu, 22 oldu… yine yazmaya devam ettim. İnanır mısınız bilmiyorum ama bırakamadım.
Bir bağımlıya dönüşmüştüm. Geri dönüşü olmayan bir kurmaca yazma bağımlısına… Gerçekle yüzleştim. Olduğum kişiyi kabullendim. Ve birazdan okumaya başlayacağınız kurmacanın temellerini atmaya başladım. (Bu seri için tamı tamına dört yılımı verdim.)
Eğer siz de gerçek hayatın içinde akan fantastik ögelerden hoşlanıyorsanız, gönlünüzün rahatlığı için green flag karakterler olmadan yapamıyorsanız ama bir o kadar da “Karakter gelişimi olsun, yalvarırım!” nidaları atıyorsanız (ki sizlerin gri karakterler için nasıl da ağzının suyunu akıttığını gayet iyi biliyorum) okuduklarınız için pişman olmayacaksınız.
Evet… B.A. Serisi’ne hoş geldiniz çiçeklerim. Çayınızı, kahvenizi alın ve gönül rahatlığıyla “Kitaplar” sekmesine geçip keyfinize bakın.